2004’te ilk göreve başladığım Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nde, o zamanki daire başkanım Dr. Erdat Çataloğlu’nun çabaları ile, bir ay sürecek, Linux Yaz Kampı düzenlenmişti. Kursta bir sandalye de ben kapmıştım. Daha bir sene önce göreve başlamıştım ve bunun kariyerim için çok kıymetli bir fırsat olduğunu düşünüyordum. Kurs başlamadan önce birkaç Linux kitabını tamamen bitirmiştim. Amacım kursa sırasında alabileceğimin en fazlasını almaktı. Dört hafta boyunca, Portakal Teknoloji’den Bora Güngören, Labris Teknoloji’den Oğuz Yılmaz, şimdilerde Intel’de çalıştığını öğrendiğim Cem Vedat Işık, Afşin Taşkıran ve şimdi adını hatırlamadığım (affetsinler) bir çok profesyonelden eğitim aldık. Eğitimden önce sanıyordum ki, kurs bitiminde bir Linux gurusu olacaktım. Ama tam tersine,  öğrenilmeyi ve araştırılmayı bekleyen çok daha fazla konu çıktı ortaya. Anladım ki tüm amaç bize öğretmekten çok ufkumuzu açmaktı. Bu sadece bir başlangıçmış…

Bu anılar ile gittiğim Akademik Bilişim 2015‘de, “Özgür Yazılımlar ile Voip 101” ismi ile açtığımız kursu, başarılı bir şekilde bitirdik. Benim açımdan oldukça güzel bir dört gün oldu. “Öğrenmek için öğret” deyişindeki gibi, kursa hazırlanırken ve kurs esnasında, ben de bilgilerimi tazeleme ve üzerine ekleme fırsatı buldum. Dört gün boyunca Anadolu Üniversitesinin güzel kampüsünde, bir şeyler öğrenmek için ülkenin dört bir yanından gelmiş öğrenciler ve bilaücret bu öğrencilere eğitim vermek üzere hazır bulunan eğitimciler ile aynı havayı solumak çok keyifliydi. Hem kendim, hem de firmam Bulutfon adına bunun bir parçası olmaktan ayrı bir gurur duydum.

Kursun katılımcı profilini ikiye ayrılıyordu. İlk kısım, kayıtların ilk birkaç günü kayıtlarını yaptıranlar (ne istediğini bilenler) ve derste en aktif olan grup. Diğer grup ise sonlara doğru kayıt olanlar ve (ilginçtir) derse ilgileri ilk gruba göre nispeten daha az olanlar. En son kayıt olanlardan bir genç arkadaşım, açıkça diğer kurslara kaydolamadığını ve boş ise bu kursa kaydolmak istediğini yazmıştı. (Bunun ile alakalı tespitlerim yazının sonunda) İlk grup yine nispeten kariyer olarak yol almış, bir şekilde kurs ile ilintili bir görevi ya da projesi olanlardı. İkinci grup daha çok öğrencilerden oluşmaktaydı. Konuları anlatırken, teori yoğun kısımlarda, ilginin doğal olarak dağıldığını gözlemledim. Bu anlarda nispeten popüler konular ile ilgili kısa sohbetler açarak ilgiyi canlandırmaya çalıştım. Bu sohbetlerde (yine ilginçtir ki) konu, işin ticari kısmı ve güvenlik ile alakalı konulardı. Özellikle güvenlik ile alakalı konularda dikkat seviyesi yukarılara çıkmaktaydı. Açıkçası dört gün boyunca ders anlatmak, hiç kolay bir iş değilmiş. Ancak son gün katılım sertifikalarını dağıtırken bu yorgunluk bir anda kayboldu.

IMG_1033

Bunca güzel şey arasında da, ülkemiz gençlerinin, kariyer planlaması konusunda bu kadar zayıf oluşlarına şahit olmak biraz üzücü oldu. Hangi kursa gideceğine son anda karar verenler, tercih ettiği iki kurs birbirinden tamamen farklı olanlar, kursa hiç hazırlanmadan gelenler, “çok temel” sorulara cevap veremeyen bilgisayar mühendisliği öğrencileri v.s. bence oturup bazı şeyleri tekrar tekrar düşünmeliler. Kariyer planlaması gençken yapılabilen ve hayatın tamamını etkileyen, çok önemli bir süreç.

Kariyer planlamasındaki bu eksiklik, benim de muzdarip olduğum başka bir hastalığa yol açıyor: “maymun iştahı”. Okulda Android uyglama yazanların web güvenliği görmesi, bir önceki sene ağ yöneticiliği kursuna gelenlerin bir sonraki sene ruby on rails kursuna gelmesi gibi, hepsinden az az öğrenme çabası… İlk bakışta “her şeyi bilmek” gibi gözükse de aslında çok zararlı bir durum bu. Bilginin bu kadar hızlı üretildiği bir çağda, ilginin bu kadar hızlı değişmesi tabi ki doğal. Ama bu arayışın maymun iştahına dönmesi çok ince bir çizgi. Maymun iştahına döndüğü zaman kişiye zarar veren bir durum alıyor. Şöyle bir adım geri çekilip, sektörlerinde isim yapmış kişiler incelenirse, uzun süre aynı alanda çalışıp en nihayetinde “uzmanlaşabilmiş” kişiler olduğu görülür. Bu noktada bence bir gencin kariyerindeki en önemli hedef, seçtiği herhangi “bir konuda” uzmanlaşabilmek olmalı.

Yapılan bir araştırmaya göre, ABD’de bilgisayar mühendisliği bölümlerinin müfredatları, öğrenciler daha ikinci sınıfı bitirdiklerine eskimiş oluyor. Böyle baş döndüren bir hızla üretilen bilgiyi öğrenebilmek için seçici olmak ve eğitim için çaba sarfetmek lazım. Buna çaba ve para harcamayanların da geleceği kesinlikle karanlık. Bu anlamda Akademik Bilişim kurslarına paha biçmek mümkün değil. Akademik Bilişimde açılan ufukların peşinde gitmek de öğrencilere kalıyor.

Bir başka Akademik Bilişim’de görüşmek dileği ile…

Akademik Bilişim’in ardından…

5 thoughts on “Akademik Bilişim’in ardından…

  • 16 February 2015 at 23:41
    Permalink

    Harika bir yazı hocam,

    özellikle ;

    Bunca güzel şey arasında da, ülkemiz gençlerinin, kariyer planlaması konusunda bu kadar zayıf oluşlarına şahit olmak biraz üzücü oldu.

    tespiti çok doğru.
    Çoğunluk üniversite öğrencisi, yaptığı bir çok seçimi bilinçsizce yapıyor.

    Reply
    • 17 February 2015 at 09:42
      Permalink

      Aslında çocukların tek başlarına yaptıkları bir hata değil bu. Tecrübe insanın hayattan yediği kazıkların toplamıdır. Şu anda bu çocukların bu kazıkları yiyip kendi kendilerine öğrenmeleri bekleniyor. Bu tecrübenin bir şekilde gençlere aktarılabilmesi lazım. Ben üniversiteye gelen, firmaya gelen, teknokente gelen her gence sıkılmadan anlatıyorum bunları, ama bunun yapılabileceği en önemli yer okul sanırım.

      Reply
  • 16 February 2015 at 23:43
    Permalink

    Hocam eline, ağzına sağlık, özellikle “kariyer planlaması” ve “maymun iştahı” konusu benim düşüncelerime ve kurslarda ilk gün bahsettiklerime paralel çok güzel bir yazı olmuş.

    Ek olarak, Linux Yaz Kamp’ında tekrar görüşmek ve PHP etikekiyle yaptığımız latifenin (“troll” girişimimizin) rovanşını kampta bekliyoruz.

    Reply
    • 17 February 2015 at 09:36
      Permalink

      Eyvallah Hidayet Hocam,
      We <3 PHP!

      Reply
  • 24 February 2015 at 18:29
    Permalink

    Merhaba Volkan hocam…

    Dört gün boyunca hiç usanmadan ve yorulmadan bu kadar çok şeyi anlatabilmiş olmanız bence muazzam bir şey… Her ne kadr iş konum olsada daha acemi olduğum için bir çok konuya uzak kaldım…
    ama sizinde dediğiniz gibi ufkum açıldı…
    yapmam gereken ve öğrenmem gerekenler hakkında bilgilendim…
    öğreneme gereken çok şey varmış…
    Çabanız için tekrar teşekkürler…
    Tekrar görüşmek üzere…

    Reply

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *